|
قضية القدس هي قضية المسلمين جميعهم
كلمة
الإعلام التركي
أحمد فارول - كاتب وباحث تركي
------------
لقد مثلت القدس منذ انشاءها مهبط الوحي ومكان الرسالة
الإلهية ومؤسسة النبوة. لذلك فهي مدينة اسلامية منذ يومها
الأول.
لقد أمضى معظم الأنبياء جزءا كبيرا من
حياتهم في هذه المدينة المقدسة . وأخر ألأنيباء محمد عليه
الصلاة والسلام اسري به من المسجد الحرام الى المسجد
الأقصي ومن هناك أعرج به الى السماء.
القدس مدينة اسلامية لأن الاسلام هو الدين المشترك لجميع
ألأنبياء المرسلين والقدس أيضا على مدينة ألأنبياء.ولقد
ارسل الله نبيه الكريم بنفس ما ارسل فيه الأنبياء من قبله
بقوله تعالى
(مَا يُقَالُ لَكَ إِلَّا مَا قَدْ قِيلَ لِلرُّسُلِ مِن
قَبْلِكَ إِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ وَذُو عِقَابٍ
أَلِيمٍ). فصلت الأية 43 ...
الاسلام هو دين الوحي والقدس تمثل الوحي.
- ان القدس مدينة اسلامية
وليست مدينة اسلامية فحسب بل هي مدين مقدسة . لقد ذكر الله
سبحانه وتعالى ذلك في سورة الإسراء
(سُبْحَانَ الَّذِي أَسْرَى بِعَبْدِهِ لَيْلاً مِّنَ
الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ إِلَى الْمَسْجِدِ الأَقْصَى
الَّذِي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ آيَاتِنَا
إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ البَصِيرُ )
الإسراء الأية 1
-
لن يتمكن المحتلون من تغيير الهوية
الإسلامية
لهذه المدينة مهما حاولوا وعلى الأمة الإسلامية ان تكون
حذرة جدا من المخططات التى تحاك تجاه مدينة القدس لأن
القدس ليست للفلسطينيين فقط بل هي لجميع المسلمين على وجه
الأرض.
- عندما يتم ذكر قضية القدس والأراضي المحتلة
فان اول ما يتبادر للذهن ما يجب على الشعب الفلسطيني فعله
تجاه قضيته وهل الشعب الفلسطيني يسير في الإتجاه الصحيح من
اجل تحرير أرضه وننسى ان هذا الشعب محاصر من جميع الجهات
وان ارضهم مسلوبة وأن ظلم المحتل لا ينتهي ابدا وهو بلا
حدود.
- الجميع يصدر احكامه تجاه هذا الشعب وينسى قول الله سبحانه
وتعالى في سورة النساء الأية 75
وَمَا لَكُمْ لاَ تُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللّهِ
وَالْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَاء
وَالْوِلْدَانِ الَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا أَخْرِجْنَا
مِنْ هَـذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ أَهْلُهَا وَاجْعَل
لَّنَا مِن لَّدُنكَ وَلِيًّا وَاجْعَل لَّنَا مِن
لَّدُنكَ نَصِيرًا
(الإسراء الأية 75)
ان هذه الأية الكريمة تذكر بان الشعوب
المظلومة المحاصرة وخاصة الشعب الفلسطيني تحتاج الى وقفة
جادة من باقي المسلمين امام مسؤولياتهم تجاه هذا الشعب
وليس بالضرورة الذهاب للجبهة من اجل ذلك ولكن على الجميع
العمل من اجل فك الحصار ورفع الظلم عن هذا الشعب
ولكننا بدلا من العمل على فك الحصار نلقي باللوم على
المحاصرين.
-
ان القدس امانة في اعناق المسلمين
وهي لكل المسلمين أنها قبلة المسلمين الأولى وفيها احد
المساجد الثلاث المقدسة لدى المسلمين ان الذين فتحوا القدس
وضعوها امانة في اعناق اجيال المسلمين حتى يوم القيامة
فعلينا ان نحمل هذه الأمانة ونعمل على توعية الناس بقضية
القدس.
لقد قال الله تعالى في قرانه الكريم –بسم الله الرحمن الرحيم
(إِنَّمَا يَعْمُرُ مَسَاجِدَ اللَّهِ مَنْ آمَنَ
بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ وَأَقَامَ الصَّلاةَ وَآتَى
الزَّكَاةَ وَلَمْ يَخْشَ إِلاَّ اللَّهَ فَعَسَى
أُوْلَئِكَ أَن يَكُونُواْ مِنَ الْمُهْتَدِينَ) سورة التوبة الأية 18
لقد وصف الله سبحانه وتعالي في هذه
الأية الكريمة من يدافع عن مقدساته واماكن العبادة بانهم
اهل التقوى من المؤمنين . أننا لا ننتظر من غير المسلمين
أن يدافعوا من مقد ساتنا وعلينا أن نفضح مخططات القوى
الكبرى ونظهرهم على حقيقتهم والا فاننا سنعاني على المستوى
السياسي ممكا يفعلونه.
-
ان قضية القدس ليست قضية الفلسطينيين
والعرب فقط بل هي قضية جميع المسلمين . ولو لم يكن هناك شخص واحد من الذين يعيشون في فلسطين يقاوم من اجل
استرداد القدس وفلسطين فعلى جميع المسلمين العمل على ذلك
ونذكر بان صلاح الدين الأيوبي كان يحمل نفس المفهوم عندما
حرر القدس من ايدي الصليبيين . لقد كان صلاح الدين الأيوبي
لا ينام وكان لا يستطيع ان يرى القدس محتلة وكان هذا
المفهوم من منطلق انه انسان مسلم وليس من منطلق انه
فلسطيني او عربي. وعلى الرغم من انه كانت لا توجد أي
مقاومة ضد الصليبيين في القدس وفلسطين الا انه تحرك وحررها
منهم .
اما اليوم والحمد لله فان هناك من يقاوم الإحتلال من اجل تحرير القدس
وفلسطين ولكن ومع الأسف فان المسلمين في المناطق الأخرى
ليسوا على قدر المسؤولية ولا يتمتعون بالشجاعة الكافية من
اجل الوقوف الى جانب الشعب الفلسطيني المجاهد.
فحتى الآن هناك من يعتبر بأن قضية
القدس وفلسطين هي قضة عربية ولكن لابد لهذا المفهوم ان
يتغير ويتبدل وعلى جميع من يقول اني مسلم ان يعمل من اجل
تحرير المقدسات.
--------------------------------
باللغة
التركية
Kudüs Davası
Tüm Müslümanların Ortak Davasıdır
Kudüs kurulduğu günden bu yana
vahyi, ilahi tebliği ve peygamberlik müessesesini temsil
etmiştir. Dolayısıyla burası kurulduğu günden beri bir
İslâm şehridir. Çok sayıda peygamber hayatlarının en
azından bir bölümünü bu şehirde geçirmiştir. Son
peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.) de miraca yükseltilirken
Kudüs'e kadar getirilmiş ve oradan göklere çıkarılmıştı.
Kudüs bir İslâm şehridir.
Çünkü İslâm, Yüce Allah'tan vahiy alan bütün
peygamberlerin ortak dinidir. Kudüs de bir peygamberler
şehridir. Yüce Allah bütün peygamberlerin insanlara aynı
gerçeği tebliğ ettikleri konusunda şöyle buyurmaktadır:
"Sana söylenen senden
önceki peygamberlere söylenmiş olandan başka bir şey
değildir." (Fussilet,
41/43) İslâm vahiy dinidir, Kudüs de vahyi sembolize
etmektedir.
Kudüs bir İslâm
şehridir. Üstelik alelade bir İslâm şehri değil,
İslâm'ın kutsal bir şehridir. Yüce Allah bu şehrin ve
onu saran toprakların kutsal olduğunu isra olayıyla
ilgili meşhur ayeti kerimesinde bildirmiştir. İşgalciler
ne kadar uğraşsalar da bu kutsal şehrin İslâmi kimliğini
ortadan kaldıramayacaklardır. Ancak bütün dünya
Müslümanlarının Kudüs'e yönelik sinsi oyunlar karşısında
oldukça dikkatli ve duyarlı olmaları gerekir. Kudüs
sadece Filistinlilerin değil bütün dünya Müslümanlarının
ortak bir varlığıdır.
Kudüs'ün ve
Filistin topraklarının işgal altında olması konusu
gündeme getirilince herkesin aklına orada yaşayan
Filistinli halkın sorumluluğu gelir ve bütün herkes
onların bu sorumluluklarını yerine getirme konusunda ne
kadar başarılı olabildiklerini, mücadele tarzlarında ne
derece isabetli olduklarını sorgulamaya başlar. Oysa
onlar zaten her taraftan kuşatmaya alınmışlardır.
Vatanları işgal edilmiştir. İşgalci düşman zulüm ve
işkencede hiçbir sınır tanımamaktadır.
Buna rağmen
herkes o insanları kendi zihin dünyasında sorgularken
kimse Yüce Allah'ın şu âyeti kerimesi üzerinde
düşünmüyor:
"Size ne oluyor da, Allah
yolunda ve "Ey
Rabb'imiz! Halkı zalim olan şu kasabadan bizi çıkar;
bize kendi katından bir veli (koruyucu, sahip) gönder,
bize kendi katından bir yardımcı gönder" diyen zayıf
düşürülmüş erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda
savaşmıyorsunuz?"
(Nisa, 4/75)
Bu âyeti kerime
ümmete mazlumlar, özellikle de Filistin halkı gibi
kuşatılmış halklar için taşıdıkları sorumluluğu
hatırlatıyor. Bu, mutlaka cepheye gitmek olmayabilir.
Ama o kuşatılmışlığın sona ermesi için herkesin
yapabileceği bir şeyler olabilir. Ne var ki biz
kuşatılmışlara karşı sorumluluğumuzu düşünmek yerine
bütün kabahati o kuşatılmışlara yükleme kolaycılığını
tercih ediyoruz.
Kudüs tüm Müslümanlara
emanettir. Müslümanların ortak değerleridir. İslâm'ın
ilk kıblesi ve kutsal mescitlerin üçüncüsü oradadır.
Orayı fethedenler kıyamete kadar gelecek Müslüman
nesillere emanet etmişlerdir. Bu emanete hep birlikte
sahip çıkılması ve Kudüs davası bilincinin
yaygınlaştırılması gerekir.
-Yüce
Allah, Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor:
"Allah'ın
mescidlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe iman eden,
namazı kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından
korkmayan kimseler onarabilir. İşte bunlar doğru yola
erenlerden olabilirler."
(Tevbe, 9/18) Yani Allah'ın kutsal kıldığı mekânlara ve
mabedlere sahip çıkacak olanlar takva sahibi
mü'minlerdir. Başkalarından bu konuda bir duyarlılık
bekleyemeyiz. Ancak uluslararası güçlerin öne sürdüğü
yapay kahramanları da gerçek kimlikleriyle tanımamız,
onların ne gibi dümenler çevirdiğini bilmemiz gerekir.
Aksi takdirde onların ihanetlerini bize siyasi birtakım
hesaplar gibi yutturabilirler.
-Kudüs
ve Filistin davası sadece Filistinlilerin veya Arapların
değil bütün Müslümanların davasıdır. Bugün Filistin
topraklarında o toprakların bağımsızlığı, Kudüs'ün ve
Mescidi Aksa'nın kurtarılması için mücadele eden bir tek
kişi olmasa bile Müslümanların yine de bu davaya sahip
çıkmaları gerekir. Nitekim Salahuddini Eyyubi, Kudüs'ü
ve Mescidi Aksa'yı bu inanç ve şuurla haçlılardan
kurtarmıştı. Onun haçlı işgalini içine sindirememesi ve
o kutsal mekânlar için uykularının kaçması bir
Filistinli ya da Arap olmasından değil Müslüman
olmasından kaynaklanıyordu. Onun zamanında haçlıların
işgali altındaki yerlerde herhangi bir fiili mücadele
olmamasına rağmen Salahuddini Eyyubi yine de harekete
geçmiş ve işgale son vermişti.
-Bugün
Allah'a şükür o topraklarda bir bağımsızlık mücadelesi
var. Ama ne yazık ki, başka yerlerde yaşayan Müslümanlar
onların mücadelelerini sahiplenmekten bile yeterince
cesaret gösteremiyorlar. Hâlâ birçokları Filistin ve
Kudüs meselesine bir Arap meselesi olarak bakıyor. Artık
bu düşüncenin değişmesi ve "ben Müslümanım" diyen
herkesin o kutsal mekânların bağımsızlığı için
sürdürülen mücadeleye destek vermesi gerekir.
¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤¤
|